Türkiye'nin aralık ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artışla 12 milyar 69 milyon dolar olurken, 2011 yılında ihracat yüzde 18,2 artışla 134 milyar 571 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti ve cumhuriyet tarihinin ihracat rekoru kırıldı.
Aralık ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 766 milyon dolar ile Otomotiv Endüstrisi sektörü yaparken, çelik sektörü 1 milyar 420 milyon dolar ile ikinci sırada, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörü ise 1 milyar 402 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı.
Tarım sektörleri Aralık ayında 1 milyar 872 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 15,5 pay alırken, 9 milyar 851 milyon dolar ihracat gerçekleştiren sanayi sektörlerinin payı yüzde 81,6 oldu. Madencilik ürünleri sektörü ise Aralık ayında 345 milyon dolar ihracat ile toplamdan yüzde 2,9 pay aldı. Aralık ayında en fazla ihracat artışını yüzde 55 ile Gemi ve Yat sektörü, yüzde 26 ile Makine ve Aksamları sektörü ve yüzde 25 ile Su Ürünleri ve
Hayvansal Mamuller sektörü yakaladı.
Büyükekşi: Tüm ihracatçılarımızı kutluyorum;
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile birlikte Ankara'da yaptığı açıklamada Türkiye'nin, 1923 te bir yılda yaptığı ihracattan daha fazlasını 2011 yılında bir saatte yapar hale geldiğini belirterek tüm ihracatçıları başarısından dolayı kutladı.
Büyükekşi şunları söyledi:
Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak 2011 yılını oldukça verimli ve yoğun bir takvimle geçirdik. Rakamlara ve değerlendirmelere sonra geleceğiz. Önce çok önemsediğimiz bir konuyu paylaşayım. "2023 Türkiye İhracat Stratejisi” çalışmasını Mart ayında Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla kamuoyuna sunduk.
Özel sektörün katkısı ile hazırlanan uzun vadeli strateji, tüm kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı. Türkiye'de ilk defa bir sivil toplum örgütü ortaya uzun vadeli vizyon koydu. Bu vizyonu tüm Türkiye takdirle karşıladı. TİM bir kere daha ülkemize umut aşıladı, ülkemizin motivasyonunu yükseltti.
İhracat stratejimizin tüm eylem planlarını da tamamladık, Ekonomi Bakanlığımız ile Aralık ayı sonunda her konuda mutabık kaldık. Özel sektör ve Ekonomi Bakanlığı beraber çalışarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi. Adım adım hedefe varmak için çok çaba sarf ediyoruz. 2012 yılında da stratejimizin yol planı hiç aksamadan devam edecek.
2011 yılı ülkemiz açısından son derece başarılı bir şekilde geçti. Türkiye'nin ihracatı 2011 yılında yüzde 18,2 artışla 134,6 milyar dolara yükseldi. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin bir rekoru oldu. TİM olarak çok önemsediğimiz nokta, artış oranının 2023 hedeflerimiz ile ilişkisidir. Bizim 500 milyar dolar hedefimiz için yıllık % 12'lik artışı yakalamamız gerekiyor. 2011 İhracat artış oranımız hedefimizin bir buçuk katı. Türkiye'nin ihracatının 2000 yılında 27 milyar dolar olduğunu hatırlayalım. O zaman bir yılda yaptığımız ihracatının yarısını bir ayda yapar hale geldik. Daha çarpıcı bir gelişim hikayesi sunayım. 1923 yılında ülkemizin ihracatı 50 milyon dolar idi. Bu sene bayramları ve hafta sonlarını çıkardığımızda yaklaşık 250 iş günü vardı. İş günü başına ihracat 540 milyon dolar oldu. Günü de 8 iş saatine bölünce, saatte 67,5 milyon dolarlık ihracat yapmış oluyoruz.
Türkiye, 1923 te bir yılda yaptığı ihracattan daha fazlasını 2011 yılında bir saatte yapar hale geldi.
Bu başarı, ihracatçılarımızın büyük başarısıdır.
Bu başarı, ihracatçılarımıza büyük destek veren devlet kurumlarımızın başarısıdır.
Bu başarı, Sayın Bakanımızın ve Ekonomi Bakanlığı'nın çok değerli bürokratlarının bir başarısıdır.
Ve her şeyden önce bu başarı, tüm Türkiye'nin bir başarısıdır.
Bu başarının ortaya çıkmasında bizimle ülke ülke gezen Sayın Başbakanımızın ve Bakanımızın katkısı çok büyük. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum.
Bu başarı, Türkiye'nin hangi noktaya geldiğini çok net bir şekilde gösteriyor.
Türkiye adım adım dünyanın lider ekonomilerinden biri olma yolunda ilerliyor. İhracatıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, güçlü ve nitelikli nüfusuyla, sağlam istihdam yapısıyla, her geçen gün daha da güçlenen dış politikasıyla Türkiye büyük bir dönüşüm geçiriyor.
Başarımızın bilincindeyiz. Ancak geldiğimiz noktayı asla yeterli görmüyoruz. Çünkü biliyoruz ki daha gidecek çok yolumuz var. Bunu da açık sözlülükle ortaya koyuyoruz.
Bizim bundan sonraki hedefimiz ihracatımızın ağırlığından ziyade değerini artırmaktır. Açık yüreklilikle şunu ifade etmek istiyorum: İhracatımızın teknoloji yoğunluğunu ve değerini artırmamız gerekiyor.
Büyükekşi şunları söyledi:
Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak 2011 yılını oldukça verimli ve yoğun bir takvimle geçirdik. Rakamlara ve değerlendirmelere sonra geleceğiz. Önce çok önemsediğimiz bir konuyu paylaşayım. "2023 Türkiye İhracat Stratejisi” çalışmasını Mart ayında Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla kamuoyuna sunduk.
Özel sektörün katkısı ile hazırlanan uzun vadeli strateji, tüm kamuoyunda büyük ilgi uyandırdı. Türkiye'de ilk defa bir sivil toplum örgütü ortaya uzun vadeli vizyon koydu. Bu vizyonu tüm Türkiye takdirle karşıladı. TİM bir kere daha ülkemize umut aşıladı, ülkemizin motivasyonunu yükseltti.
İhracat stratejimizin tüm eylem planlarını da tamamladık, Ekonomi Bakanlığımız ile Aralık ayı sonunda her konuda mutabık kaldık. Özel sektör ve Ekonomi Bakanlığı beraber çalışarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi. Adım adım hedefe varmak için çok çaba sarf ediyoruz. 2012 yılında da stratejimizin yol planı hiç aksamadan devam edecek.
2011 yılı ülkemiz açısından son derece başarılı bir şekilde geçti. Türkiye'nin ihracatı 2011 yılında yüzde 18,2 artışla 134,6 milyar dolara yükseldi. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin bir rekoru oldu. TİM olarak çok önemsediğimiz nokta, artış oranının 2023 hedeflerimiz ile ilişkisidir. Bizim 500 milyar dolar hedefimiz için yıllık % 12'lik artışı yakalamamız gerekiyor. 2011 İhracat artış oranımız hedefimizin bir buçuk katı. Türkiye'nin ihracatının 2000 yılında 27 milyar dolar olduğunu hatırlayalım. O zaman bir yılda yaptığımız ihracatının yarısını bir ayda yapar hale geldik. Daha çarpıcı bir gelişim hikayesi sunayım. 1923 yılında ülkemizin ihracatı 50 milyon dolar idi. Bu sene bayramları ve hafta sonlarını çıkardığımızda yaklaşık 250 iş günü vardı. İş günü başına ihracat 540 milyon dolar oldu. Günü de 8 iş saatine bölünce, saatte 67,5 milyon dolarlık ihracat yapmış oluyoruz.
Türkiye, 1923 te bir yılda yaptığı ihracattan daha fazlasını 2011 yılında bir saatte yapar hale geldi.
Bu başarı, ihracatçılarımızın büyük başarısıdır.
Bu başarı, ihracatçılarımıza büyük destek veren devlet kurumlarımızın başarısıdır.
Bu başarı, Sayın Bakanımızın ve Ekonomi Bakanlığı'nın çok değerli bürokratlarının bir başarısıdır.
Ve her şeyden önce bu başarı, tüm Türkiye'nin bir başarısıdır.
Bu başarının ortaya çıkmasında bizimle ülke ülke gezen Sayın Başbakanımızın ve Bakanımızın katkısı çok büyük. Kendilerine buradan teşekkür ediyorum.
Bu başarı, Türkiye'nin hangi noktaya geldiğini çok net bir şekilde gösteriyor.
Türkiye adım adım dünyanın lider ekonomilerinden biri olma yolunda ilerliyor. İhracatıyla, sanayisiyle, ticaretiyle, güçlü ve nitelikli nüfusuyla, sağlam istihdam yapısıyla, her geçen gün daha da güçlenen dış politikasıyla Türkiye büyük bir dönüşüm geçiriyor.
Başarımızın bilincindeyiz. Ancak geldiğimiz noktayı asla yeterli görmüyoruz. Çünkü biliyoruz ki daha gidecek çok yolumuz var. Bunu da açık sözlülükle ortaya koyuyoruz.
Bizim bundan sonraki hedefimiz ihracatımızın ağırlığından ziyade değerini artırmaktır. Açık yüreklilikle şunu ifade etmek istiyorum: İhracatımızın teknoloji yoğunluğunu ve değerini artırmamız gerekiyor.
"Daha az enerji ve daha fazla teknoloji kullanımı şart"
Temel meselemiz sattığımız mallarımızı daha az enerji ve daha ileri teknoloji içerecek şekilde üretmektir. Türkiye'nin imtihanı budur. Türkiye'nin sırat köprüsü budur.
Rekabet gücümüzü artırmaya ihtiyacımız var. Ar-Ge'ye ayrılan kaynaklar son on yılda 50 kat artmış. Ama başlangıç noktası yetersi olduğu ve ekonomi hızlı büyüdüğü için hala milli gelirin % 1'ine ulaşamamış durumda.
2023 hedefimizde milli gelirin % 3'üne yakın ar-ge harcaması yapmak var. Ve asıl hedefimizi bunun en az % 60'nı özel sektörün yapması.
Şirketlerimiz ar-ge ve innovasyonu iş modelinin başına koyduğunda rekabet gücümüz artacak, ihracatımız pahalı hale gelecek.
Bu yolda ilerlerken, her sektörde katma değerin oluştuğu alanların teşvik edilmesine ihtiyaç var. Her sektörde, iş kolunda yüksek katma değerin oluştuğu yerler var. Hükümetimizin yeni teşvikleri katma değerin oluştuğu alanlara vermesini istiyoruz.
Cari açığı düşürecek, ara malını içerde üretecek teşviklere ihtiyaç var.
Tüm makro göstergelerde, 2011 yılını tüm dünyada kıskanılacak bir performans ile kapattık. Ancak 2012 tüm dünyada olduğu gibi bizim için de oldukça zorlu geçecek.
Bazı kurumların Türkiye 2012 büyüme beklentilerinin oldukça karamsar olduğunu görüyoruz. Biz bunun gerçekleşme ihtimalini zayıf olduğuna inanıyoruz. Türkiye büyümede ve ihracatta yakaladığı momentumu 2012 yılında da sürdürecektir.
Petrol haricinde diğer emtiaların hareketlenmesi için şu anda uygun şartlar bulunmuyor. Tarımsal emtialar ile ana metallerde ara sıra ortaya çıkacak dar alandaki dalgalanmalar haricinde herhangi bir aşırı yükseliş yada düşüş beklemiyoruz.
Küresel ekonomide gelişmelere bağlı olarak kurlarda yüksek dalgalanma bekliyoruz. Kurlardaki yüksek oynaklığa karşılık olarak ihracatçılarımızın, her fırsatlarını değerlendirmeleri gerekiyor. Bu noktanın bir kere daha altını çiziyoruz."
İl ve ülke dağılımları
Rekabet gücümüzü artırmaya ihtiyacımız var. Ar-Ge'ye ayrılan kaynaklar son on yılda 50 kat artmış. Ama başlangıç noktası yetersi olduğu ve ekonomi hızlı büyüdüğü için hala milli gelirin % 1'ine ulaşamamış durumda.
2023 hedefimizde milli gelirin % 3'üne yakın ar-ge harcaması yapmak var. Ve asıl hedefimizi bunun en az % 60'nı özel sektörün yapması.
Şirketlerimiz ar-ge ve innovasyonu iş modelinin başına koyduğunda rekabet gücümüz artacak, ihracatımız pahalı hale gelecek.
Bu yolda ilerlerken, her sektörde katma değerin oluştuğu alanların teşvik edilmesine ihtiyaç var. Her sektörde, iş kolunda yüksek katma değerin oluştuğu yerler var. Hükümetimizin yeni teşvikleri katma değerin oluştuğu alanlara vermesini istiyoruz.
Cari açığı düşürecek, ara malını içerde üretecek teşviklere ihtiyaç var.
Tüm makro göstergelerde, 2011 yılını tüm dünyada kıskanılacak bir performans ile kapattık. Ancak 2012 tüm dünyada olduğu gibi bizim için de oldukça zorlu geçecek.
Bazı kurumların Türkiye 2012 büyüme beklentilerinin oldukça karamsar olduğunu görüyoruz. Biz bunun gerçekleşme ihtimalini zayıf olduğuna inanıyoruz. Türkiye büyümede ve ihracatta yakaladığı momentumu 2012 yılında da sürdürecektir.
Petrol haricinde diğer emtiaların hareketlenmesi için şu anda uygun şartlar bulunmuyor. Tarımsal emtialar ile ana metallerde ara sıra ortaya çıkacak dar alandaki dalgalanmalar haricinde herhangi bir aşırı yükseliş yada düşüş beklemiyoruz.
Küresel ekonomide gelişmelere bağlı olarak kurlarda yüksek dalgalanma bekliyoruz. Kurlardaki yüksek oynaklığa karşılık olarak ihracatçılarımızın, her fırsatlarını değerlendirmeleri gerekiyor. Bu noktanın bir kere daha altını çiziyoruz."
İl ve ülke dağılımları
2011 yılında ülke bazında en fazla ihracat yaptığımız 3 ülke Almanya, Irak ve İtalya oldu. Almanya'nın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 10,41 olurken, ihracatımız geçtiğimiz yıla göre yüzde 21 artış göstererek 13,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Geçen sene en büyük 4. ihracat pazarımız olan Irak bu sene, İtalya ve Fransa'yı geride bırakarak ikinci ülke konumuna yükseldi. Irak'ın toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 6,1 olurken, Irak çok önemli bir ihraç pazarımız konumuna geldi. Irak'a ihracatımız geçtiğimiz yıla göre yüzde 37 artış göstererek 8,2 milyar dolara yükseldi. Irak artık "ırak" değil, hem gözümüze hem de gönlümüze yakın.
İtalya'nın toplam ihracatımızdaki payı yüzde 5,9 olurken, ihracatımız yüzde 22 artış göstererek 7,9 milyar dolara çıktı.
Bu 3 ülkeyi sırasıyla, İngiltere, Fransa, Rusya, ABD, İspanya, İran ve Hollanda takip etti.
2011 yılında ihracatımızın önemli oranda arttığı ülkeler arasında yüzde 124 artış oranı ile Malta, yüzde 75 ile Hong Kong, yüzde 74 ile Slovenya, yüzde 69 ile Güney Kore, yüzde 49 ile Fas, yüzde 46 ile Brezilya, yüzde 38 ile Ukrayna yer aldı.
Afrika Ülkelerine ihracat zamanıdır dedik, Kara Kıta'nın kalbini fethettik. 2011 yılında Afrika ülkelerine ihracatımız rekor düzeyde artış kaydetti. İhracatımız Gana'ya yüzde 143, Kenya'ya yüzde 131, Mozambik'e yüzde 121, Kamerun'a yüzde 119, Angola'ya yüzde 104, Güney Afrika Cumhuriyeti'ne yüzde 93, Tanzanya'ya yüzde 90 arttı.
Arap Baharı ihracatımızı bazı pazarlarda olumsuz etkiledi. Libya'ya ihracatımız yüzde 63 azalarak 745 milyon dolara geriledi. Bunun yanında ihracatımız Kuveyt'e yüzde 25, Yemen'e yüzde 15, Suriye'ye yüzde 14, Ürdün'e yüzde 11, Katar'a yüzde 10 azaldı.
2011 yılında en fazla ihracat yapan ilimiz, ihracatını yüzde 15 artırarak 59 milyar dolara çıkaran İstanbul oldu.
İstanbul'u 12,6 milyar dolar ihracat ile Kocaeli, 12,5 milyar ihracat gerçekleştiren Bursa takip etti. Bu üç ilin devamında ilk 10 il arasında en fazla ihracat gerçekleştiren illerimiz sırasıyla İzmir, Ankara, Gaziantep, Manisa, Denizli, Hatay ve Sakarya oldu.
En fazla ihracat yapan ilk 10 ilimiz arasında ihracatını en fazla artıran ilimiz Gaziantep oldu.
Gaziantep ilimiz 2011 yılında ihracatını geçtiğimiz yıla göre yüzde 37 artırdı. Gaziantep ilimizi yüzde 32 ihracat artışı ile Kocaeli, yüzde 26 ile Hatay, yüzde 25 ile Denizli, yüzde 24 ile Manisa, yüzde 22 ile İzmir, yüzde 21 ile Sakarya, yüzde 15 ile Ankara ve İstanbul, yüzde 12 ile Bursa takip etti.